Bugün lakerdanın 15. günü ve tabii ki dayanamadım denedim.
Lakerda neredeyse kendi kadar su saldığı için baya hayretle ve merakla bekliyordum sonucu. En üstteki takozu denek olarak seçtim. tatlı su ile üzerinde kalmış olan eser miktarda ki tuzu yıkadım, daha sonra bir kaba içme suyu koydum ve içinde 2 saat beklettim. Lakerdanın rengi biraz açıldı, daha suyu değiştirdim ve sirke kattım. yarım saat kadar da sirkeli suda bekledikten sonra keskin bir bıçakla ince bir dilim kestim. tuzla haşırneşir olan yüzeyi ayırdım, kılçıkları ayıkladım ve annemi ve babamı da denek olarak kullanarak 3 parçaya ayırdım. Babam sevdi =) biraz diri ve fazla tuzlu olduğundan (içime de sinmedi bi türlü) bidonu boşalttım, tatlı suyla temizledim ve bütün parçaları bir daha tuzlayarak bir kaç gün daha pişmeye bıraktım =) balık saldığı suyla üzerinde tuz bırakmadığından bir türlü içime sinmemişti , müdahale de edememiştim ama bakalım =) bu sefer olucak gibime geliyor... son 3 gün diyip tekrardan saymaya başlıyorum.
Bu arada kaç zamandır heves ettiğim bir başka konuyu araştırdım. Yeni hedefimiz; Ekmek. Ekmek makinasında hazır paket (unu mayası içinde) ekmeklerden birkaç kez denemiştim hoş sonuçlar elde de ettim aslında (biraz cesaretle kuru domates, zeytin ekleyerek) ama tabii ki daha lezzetli nassı ekmek yaparım diye merak da etmedi değildim.
Şunu öğrendim ki (Fauna'ya teşekkürler) güzel ekmeğe giden yol doğal mayadan geçiyormuş. Aradım taradım internet denen bilgi deryasını ve ekmeksanatı ile tanıştım. Gerçekten ekmek yapmak isteyeniniz var ise çok kapsamlı bir adres ekmeksanatı. Videolar ile desteklenmiş, bol fotograflı anlatımı çok hoş ve bünyesinde bir forum bulundurması da çok faydalı oldu benim için. Siteyi okudum, forumları taradım ve yeni hedef olarak önce akkızımı yapıcam, akkız başarıya ulaştığı zaman da ekmek denemelerime başlayacağım. Tabii bu arada malzeme toparlamaya da başlamam lazım =) ekmek denemeleri arasında güzel pizzalarda girecek gibi hissediyorum.
Geçtiğimiz hafta bir akşam brownie denedim. Bence tam olmamış, Ekinm çoooooook sevmiş olsa da detayları burada çok yakında =) 2. sefer brownie de tam istediğim gibi olacak sanırsam, nerde hata yaptığımı biliyorum.
24 Mart 2010 Çarşamba
Lakerda sonrası Maya öncesi
Etiketler:
brownie,
doğal maya,
ekmek,
ekmek mayası,
Lakerda,
maya,
yemek
11 Mart 2010 Perşembe
Lakerda
Sonunda (2 senedir yapıcam torik mevsimini kaçırıyorum) ilk lakerdamı kurdum.
İnternette bir sürü tarife ulaşılabiliyor. Bir miktar kitap karıştırdım, internet araştırması, balıkçının önerileri ve kulak dolgunluğu tariflerini harmanladım. Aslında hepsinde olan ortak şeyleri uyguladım.
Malzemeler;
Balığın dilimlenmesi;
Öncelikle balığın kafasını ve kuyruk kısmını kesiyoruz. Her iki tarafta 3-4 cm gövdeye taşıyoruz, balığın kılçıklı taraflarından lakerda yapmıyoruz. Ben bu işlemi balıkçıya hallettirdim, balık kesilirken etinin ezilmemesi gerekiyor. Çok keskin bıçak burda devreye giriyor. Daha balığı sonra 3 4 parmak kalınlığında dilimler "takozlar" halinde dilimliyoruz.
Temizleme;
Lakerda yapmanın en meşakkatli kısmı burada. Takozlarda hiç kan damlası ve ilik parçası bırakmayacak şekilde temizlemek. Tabii bu işlemide balıkçınıza yaptırabilirsiniz ama ben emin olmak için kendim temizlemeyi tercih ettim. Bu işin öğrenilecek kısmı burası.

Öncelikle organ boşluğunu temizliyoruz. Keskin bir bıçak çok faydalı oluyor. Organları çıkardıkan sonra o bölgede kan kalmayıncaya kadar fırça ile temizliyoruz.
Daha sonra süpürge çöpüyle kan ve ilik kanalını temizliyoruz. Ben önce tahta çöp şiş ile denedim ama çok kalın geldi, kanalın ortasında sıkışıp kaldı, daha sonra tavsiye edilen süpürge çöpünü kullandım.

Tüm takozları temizledikten sonra bir kaba ,lakerda kuracağım kabı kullandım, su doldurup takozları içinde bekletiyoruz. Takozlarda kalan kan suya geçiyor. Saatte bir suyu değiştiriyoruz. Ben 3. değiştirmede berrak bir su elde ettim. Her su değişiminde kanalları süpürge çöpüyle tekrar tekrar geçtim ki hiç bir parçacık kalmasın.
Takozlarda kan kalmadığına emin olduktan sonra takozları süzgeçe alıp kurumalarını bekliyoruz. Kağıt havlu veya bez ile bu süreci hızlandırabilirsiniz.
Kurulum;
Takozları yerleştireceğimiz kabın altına 2 3 cm kalınlığında tuz döküyoruz. Bir başka yayvan kaba da bir miktar tuz dökyüroruz. Balık dilimlerimizin her iki tarafını tuza koyup kaba sıkı sıkı yerleştiriyoruz. Her kat arasını tuzluyoruz. İsteğe bağlı olarak kat aralarına defne yaprağı yerleştirilebilir. İlk denemem olmasından dolayı defne yaprağı kullanmadım. En üst katı da tuz ile kapladıktan sonra üzerine ağırlığımızı yerleştiriyor ve ağzını hava almayacak şekilde kapatıyoruz. Serin bir yerde 15 gün beklettikten sonra lakerdalarımız yemeye hazır olacak.


İnternette bir sürü tarife ulaşılabiliyor. Bir miktar kitap karıştırdım, internet araştırması, balıkçının önerileri ve kulak dolgunluğu tariflerini harmanladım. Aslında hepsinde olan ortak şeyleri uyguladım.
Malzemeler;
- Balık, 2 kiloluk bir torik kullandım.
- 1 kg civarı deniz tuzu, sofra tuzundan biraz daha kalın çekilmiş bir tuz. İri taneli, turşu yapılırken kullanılan, kaya tuzu kullanmayın diyor herkes.
- Bidon. Balık parçalarının sıkı sıkı gireceği bir kap, kapaklı olması ve içine ağırlık koyabileceğiniz bir kap olursa rahat olur. ben ağırlık konusunda biraz sıkıntı yaşadım.
- Ağırlık. Genelde mermer parçası koluyor anladığım kadarıyla. Ben mermer bulamadım, bir kavanozun içini dekoratif amaçlı cam bilyeler ve su ile doldurdum. Sanırım iş görüyor, ancak bir daha ki sefer için iyi bir ağırlık edineceğim.
- Fırça, Süpürge çötü, çok keskin bir bıçak.
Balığın dilimlenmesi;
Öncelikle balığın kafasını ve kuyruk kısmını kesiyoruz. Her iki tarafta 3-4 cm gövdeye taşıyoruz, balığın kılçıklı taraflarından lakerda yapmıyoruz. Ben bu işlemi balıkçıya hallettirdim, balık kesilirken etinin ezilmemesi gerekiyor. Çok keskin bıçak burda devreye giriyor. Daha balığı sonra 3 4 parmak kalınlığında dilimler "takozlar" halinde dilimliyoruz.Temizleme;
Lakerda yapmanın en meşakkatli kısmı burada. Takozlarda hiç kan damlası ve ilik parçası bırakmayacak şekilde temizlemek. Tabii bu işlemide balıkçınıza yaptırabilirsiniz ama ben emin olmak için kendim temizlemeyi tercih ettim. Bu işin öğrenilecek kısmı burası.

Öncelikle organ boşluğunu temizliyoruz. Keskin bir bıçak çok faydalı oluyor. Organları çıkardıkan sonra o bölgede kan kalmayıncaya kadar fırça ile temizliyoruz.
Daha sonra süpürge çöpüyle kan ve ilik kanalını temizliyoruz. Ben önce tahta çöp şiş ile denedim ama çok kalın geldi, kanalın ortasında sıkışıp kaldı, daha sonra tavsiye edilen süpürge çöpünü kullandım.

Tüm takozları temizledikten sonra bir kaba ,lakerda kuracağım kabı kullandım, su doldurup takozları içinde bekletiyoruz. Takozlarda kalan kan suya geçiyor. Saatte bir suyu değiştiriyoruz. Ben 3. değiştirmede berrak bir su elde ettim. Her su değişiminde kanalları süpürge çöpüyle tekrar tekrar geçtim ki hiç bir parçacık kalmasın.
Takozlarda kan kalmadığına emin olduktan sonra takozları süzgeçe alıp kurumalarını bekliyoruz. Kağıt havlu veya bez ile bu süreci hızlandırabilirsiniz.
Kurulum;
Takozları yerleştireceğimiz kabın altına 2 3 cm kalınlığında tuz döküyoruz. Bir başka yayvan kaba da bir miktar tuz dökyüroruz. Balık dilimlerimizin her iki tarafını tuza koyup kaba sıkı sıkı yerleştiriyoruz. Her kat arasını tuzluyoruz. İsteğe bağlı olarak kat aralarına defne yaprağı yerleştirilebilir. İlk denemem olmasından dolayı defne yaprağı kullanmadım. En üst katı da tuz ile kapladıktan sonra üzerine ağırlığımızı yerleştiriyor ve ağzını hava almayacak şekilde kapatıyoruz. Serin bir yerde 15 gün beklettikten sonra lakerdalarımız yemeye hazır olacak. Afiyet olsun...


9 Mart 2010 Salı
Bruschetta
Dün akşam, çok basit ama bir o kadar lezzetli bir atıştırmalık, bruschetta yaptım. Maalesef fotografını çekemeden yedik =)
Öncelikle 2 adet domatesin (orta büyüklükte) kabuklarını soyuyoruz. Soyulmuş domatesleri küp küp doğruyup bir kaba koyuyoruz. Üstüne yarım limon sıkıp, 2 diş sarımsağı ince ince doğrayıp, bir tutam tuz, azcık kekik, bir iki parça cevizi elde ufalayıp, var ise fesleğen ve çok az zeytin yağı (bir tatlı kaşığı falan) ekleyip , tüm malzemeleri kaynaştırmak için şöyle bir karıştırıp dolaba dinlenmeye bırakıyoruz.
İşin sırrı güzel ekmekte yatıyor. Kızardığı zaman lezzetli bir ekmek lazım. çok öldürmemekte lazım kızartırken ekmeği. Sevene bir öneri, üstüne hafif tereyağı sürün kızartırken accaip oluyor.
Ekmekleri de kızarttıkran sonra, üzerine mozerella dilimleri koyup, dinlenmiş domatesleri üstüne koyuyoruz. domatesleri çok suyuyla koymayın, mümkünse bir çatal yardımıyla koyun ki ekmek yaşamasın çok.
Bruschetta larımız servise hazır, gibi. Son olarak bruschetta ları birer yaprak fesleğenle süsleyip, üzerine domatesin suyundan biraz gezdirip servise hazırlıyoruz.
Afiyet olsun =)
Çok yakında "Lakerda" !!!
10 Şubat 2010 Çarşamba
The Best Burger in ISTANBUL
How I met your mother dizininin "The Best Burger in NEW YORK" bölmünü (sanırım geçen sene) izledikten sonra İstanbul da ki en iyi hamburgeri arayışım başladı...
O zamandan beri gittiğim yerlerin menusunde hamburger varsa ve üstüne üstlük birleri "güzel abi baya" derse kesinlikle hamburger denedim... Restoranlar da bi kıyaslamaya gitmedim, çünkü dizide salaş bir restoranda şans eseri yenmiş bir hamburgerden bahsediliyor. O yüzden, oha xxxx de yemiş onu gitmiş yyyy ile kıyaslamış demeyin =) Lezzetli yemek nerden çıkar belli olmaz =)Kıyaslamada, sunum, yanındakiler, mekan gibi şeyleri dikkate almadım, Tadından mest olmak tek belirleyici. Tabii ki Fastfood zincirlerini katmıyorum listeye, Kızılkayalar ve Taksim meydanında ki bilimum yerde liste dışında. Alkollüyken farklı ayıkken farklı oluyor tatları...
Bu zamana kadar ki listeyi şu şekilde geliştirdim, bir sıralama yerine , En Lezzetli Hamburger ve Daha Lezzetlisi Var olmak üzere ikiye ayırdım.
Listeye yazmayı unuttum birkaç yer var. Farkındayım ama mekanların isimlerini unuttum... aklıma geldikçe yazıcam. Lezzeti konusunda idddalı olduğunu düşündüğünüz yerler var ise önerilere açığım =)
Planladığımız bir kaç yer var. J burger, Reşit Paşada biryer... Yeni hamburgerler yedikçe listeye ekleyeceğim.
Daha Lezzetlisi Var ;
Günaydın Burger House
Polonez
Benzin
Havelka
Zanzibar
Gourmet Burger Kitchen
Dükkan Burger
Moda Kırıntı (ExEn Lezzetli Hamburger)
...
En Lezzetli Hamburger;
O zamandan beri gittiğim yerlerin menusunde hamburger varsa ve üstüne üstlük birleri "güzel abi baya" derse kesinlikle hamburger denedim... Restoranlar da bi kıyaslamaya gitmedim, çünkü dizide salaş bir restoranda şans eseri yenmiş bir hamburgerden bahsediliyor. O yüzden, oha xxxx de yemiş onu gitmiş yyyy ile kıyaslamış demeyin =) Lezzetli yemek nerden çıkar belli olmaz =)Kıyaslamada, sunum, yanındakiler, mekan gibi şeyleri dikkate almadım, Tadından mest olmak tek belirleyici. Tabii ki Fastfood zincirlerini katmıyorum listeye, Kızılkayalar ve Taksim meydanında ki bilimum yerde liste dışında. Alkollüyken farklı ayıkken farklı oluyor tatları...
Bu zamana kadar ki listeyi şu şekilde geliştirdim, bir sıralama yerine , En Lezzetli Hamburger ve Daha Lezzetlisi Var olmak üzere ikiye ayırdım.
Listeye yazmayı unuttum birkaç yer var. Farkındayım ama mekanların isimlerini unuttum... aklıma geldikçe yazıcam. Lezzeti konusunda idddalı olduğunu düşündüğünüz yerler var ise önerilere açığım =)
Planladığımız bir kaç yer var. J burger, Reşit Paşada biryer... Yeni hamburgerler yedikçe listeye ekleyeceğim.
Daha Lezzetlisi Var ;
Günaydın Burger House
Polonez
Benzin
Havelka
Zanzibar
Gourmet Burger Kitchen
Dükkan Burger
Moda Kırıntı (ExEn Lezzetli Hamburger)
...
En Lezzetli Hamburger;
27 Ocak 2010 Çarşamba
Uff kaç sene olmuş, 2 kelime etmemişiz =)
Bundan sonra yazmaya karar verdim ama...
Öncelikle yeni görüntüler gelmiştir onlara biraz göz atar, yarın da neffis bir muffin tarifi ile blogspot sayfalarına geri dönüşümü yapmayı planlıyorum...
geçrekten kolay, eylenceli ve accaip lezzetli... olacak bundan sonra =)
Bundan sonra yazmaya karar verdim ama...
Öncelikle yeni görüntüler gelmiştir onlara biraz göz atar, yarın da neffis bir muffin tarifi ile blogspot sayfalarına geri dönüşümü yapmayı planlıyorum...
geçrekten kolay, eylenceli ve accaip lezzetli... olacak bundan sonra =)
3 Ağustos 2008 Pazar
20 Temmuz 2008 Pazar
HalOooOOoOooOooOO
HALOOOOOOO
ben geldiim.
neredemiydim? nelermi oldu kaç zamandır?
üff çok şey oldu çok. ilk önce bi sürü (2 adet ) kupa aldık sonra direk kırdık (evet evet doğru okudunuz) sora 2 hafta içinde tekneyi yarışa hazırladık ve aşşa yarışına girdik. sonuç mu ne oldu? bi sürü kupa ile geri döndük =D
evet baştan alalım :)
ilk önce kahfe dünyası yat yarışlarında 3. olduk. bu işe genç ekiple başlayalı beri aldığımız ilk kupa olması ile çooook önemli bizim için :)
sonra bir hafta sonra tekirdağ rakının sponsorluğundaki yarışta 2. olduk :)
sonra ise olan oldu. tam 1. giderken nostalji cup ta küt dedi direk kırıldı. salak olduk. inanılmaz bir şekilde kimseye bişi olmamıştı ve kimse paniklemedi. hemencecik direği sabitledik tekneye ve tırıs tırıs geri döndük kupayı geride bırakarak.
direği nassı yetişriririz die düşünürken ve tekne eksikleri de dururken ben baya bi panikledim ve saçma bi hal alıp sadece sıkıntı varmış gibi koptum :D. neyseki graceland ın direği birebir aynıydı ve atladık borayla ve serhan abiyle gittik bodruma direk söktük, yükledik tıra yolladık istanbula.
uzun uzun çalışıp tekneyi yetiştirdik güney yarışına :)
sonra ver elini aşşa yarışı. çok keiyfliydi. bozca ada etabı yine canımıza okudu. çeşme daa rahattı, turgutreis ise tam bir dayanıklılık ve sabır sınavı(o kadar düşük havada o kadar mil can sıkıyor). koy içi yarışları ise keyifli ve şanslıydı.
sonuç olarak =) 37. deniz kuvvetleri kupası nı 2. olarak bitirip (istanbul bozcada etabı (4.lük) + bozcaada çeşme etabı (1.lik)) üstüne doğru ege yelken haftasını 1.lik (çeşme bodrum etabı (1.lik) + koy içi yarışarı (2 2.lik , 1 3.lük)) le bitirip bissürü kupa aldık :)
ve artık istanbuldayım. keyifliyim enerji doluyum sonunda =D
ve maaalesef artık projeme başlamak durumundayım.
cya
ben geldiim.
neredemiydim? nelermi oldu kaç zamandır?
üff çok şey oldu çok. ilk önce bi sürü (2 adet ) kupa aldık sonra direk kırdık (evet evet doğru okudunuz) sora 2 hafta içinde tekneyi yarışa hazırladık ve aşşa yarışına girdik. sonuç mu ne oldu? bi sürü kupa ile geri döndük =D
evet baştan alalım :)
ilk önce kahfe dünyası yat yarışlarında 3. olduk. bu işe genç ekiple başlayalı beri aldığımız ilk kupa olması ile çooook önemli bizim için :)
sonra bir hafta sonra tekirdağ rakının sponsorluğundaki yarışta 2. olduk :)
sonra ise olan oldu. tam 1. giderken nostalji cup ta küt dedi direk kırıldı. salak olduk. inanılmaz bir şekilde kimseye bişi olmamıştı ve kimse paniklemedi. hemencecik direği sabitledik tekneye ve tırıs tırıs geri döndük kupayı geride bırakarak.
direği nassı yetişriririz die düşünürken ve tekne eksikleri de dururken ben baya bi panikledim ve saçma bi hal alıp sadece sıkıntı varmış gibi koptum :D. neyseki graceland ın direği birebir aynıydı ve atladık borayla ve serhan abiyle gittik bodruma direk söktük, yükledik tıra yolladık istanbula.
uzun uzun çalışıp tekneyi yetiştirdik güney yarışına :)
sonra ver elini aşşa yarışı. çok keiyfliydi. bozca ada etabı yine canımıza okudu. çeşme daa rahattı, turgutreis ise tam bir dayanıklılık ve sabır sınavı(o kadar düşük havada o kadar mil can sıkıyor). koy içi yarışları ise keyifli ve şanslıydı.
sonuç olarak =) 37. deniz kuvvetleri kupası nı 2. olarak bitirip (istanbul bozcada etabı (4.lük) + bozcaada çeşme etabı (1.lik)) üstüne doğru ege yelken haftasını 1.lik (çeşme bodrum etabı (1.lik) + koy içi yarışarı (2 2.lik , 1 3.lük)) le bitirip bissürü kupa aldık :)
ve artık istanbuldayım. keyifliyim enerji doluyum sonunda =D
ve maaalesef artık projeme başlamak durumundayım.
cya
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





