25 Mayıs 2010 Salı

İtalyan Ekmeği




Fransız usulü torba ekmeği denemem başarılı olduktan sonra, bir haftasonu birkaç (4) değişik ekmek denedim (vakitsizlikten yazamadım birtürlü).İlk olarak torba ekmeği tekniğinde ki 2. dememem olan İtalyan Ekmeğinden başlayalım. Yine torba ekmeği tekniğini kullanıyoruz.





Malzemeler;
  • 250 gr. Un
  • 375 gr. Tam Buğday Unu

  • 240 ml. Süt

  • 240 ml. Su
  • 1 yemek kaşığı Pekmez

  • 1 yemek kaşığı Zeytin yağı
  • 1 yemek kaşığı Tuz


Tarifte ön maya kullanılmış ancak ben 350 gr. Nazlı'dan kullandım.

Ön maya;
  • 240 ml. Su
  • 125 gr. Un
  • 1/2 tatlı kaşığı instant maya
Ön mayayı hazırlamak için malzemeleri iyicene karıştırıp, ağzını hava almayacak şekilde kapatıp 12 saat kadar beklemeniz gerekmekte.

Un, tam buğday unu ve tuzu karıştırma kabına alıdım ve iyicene karıştırdım. Daha sonra mayayı (Nazlıdan 350 gr.), pekmezi ve yağı ekledim. 2-3 dakika mikster ile karıştırdıktan ve suyu da ekledim. 10 dakika daha mikser ile hamuru karıştırdım.

İlk kabarma için hazır olan hamuru, zeytin yağıyla yağlanmış kaba aldım. Burdan sonrası torba ekmeği tekniğinin ilgi isteyen kısmı. 40 ar dakikalık aralıklarla hamuru zarf usulü katlayarak yoğurdum ve tekrar kabama kabına yerleştiriyorum. Toplamda 120 dakika süren bu ilk kabarma evresinin detayları burada.

İlk kabarma aşamasından sonra hamuru tezgahta üstü naylon kapalı bir şekilde 10 dakika dinlenmeye bıraktım. Daha sonra 3 eşit parçaya ayırıp, şekil verip, torbalara aldım.


İkinci kabarma aşaması için ekmekleri 45 dakika rahat bıraktıktan sonra fırına aldım. 15 dakika 230 derecede, 35 dakika da 200 derecede pişirdim.

Fırından çıkardıktan sonra torbalarından hemen çıkarmamayı denedim bu sefer. Bir önceki denememde kabuk kısmı biraz sert kalmıştı, bu seferde süreyi biraz kaçırdığım için biraz yumuşak oldu ancak yiyenlerden pek bir eleştiri alamadım. ("yumuşak olmuş ama di mi?" diye sormama rağmen) Yine de çıtır kabuk her zaman tercihim olduğundan bir daha ki sefere torbadan çıkartıp "amerikan" bezi ne sarılı soğumaya bırakıcam sanırım.


Orjinal tarif burda.

7 Mayıs 2010 Cuma

Fransız Usulü Torba Ekmeği

Geçen birkaç hafta biraz yoğun geçtiği için yaptığım ekmekleri sizlerle paylaşamadım.

Ekmek tariflerine geçmeden önce Nazlı çok sağlıklı, 3 4 günde bir 100 gr un, 100 su ile besliyorum. Sanırım keyfi yerinde =)Değişik bir yöntem denemek istedim ve Torba Ekmeği tekniğini denedim. Taş ekmeklerine göre biraz daha fazla ilgi istiyor hamur, ancak lezzetiyle de ilginizi karşılıksız bırakmıyor. Tarifi ekmeksanatindan aldım.


(Bunlar benim ekmeklerim)

Malzemeler;

  • 600 gr. Un
  • 240 ml. Su
  • 1/2 yemek kaşığı Tuz
  • 1 tatlı kaşığı instant maya
  • 3 adet fırın torbası
  • ön maya;
  • 250 gr. Un
  • 240 ml. Su
  • 1/2 tatlı kaşığı instant maya

Önce ön maya için gerekli malzemeleri iyicene karıştırıp hava almayacak şekilde üstünü kapattım. (bu tarifte ön maya hazırladım çünkü Nazlı yı hazırlamak için vaktim yoktu) Ön mayanın oluşması için 12 saat kadar beklettim (başında beklemedim =) okula gittim, sabah evden çıkmadan 15 dakikada hazırlanabiliyor ön maya)

Ekmek için unu eleyerek karıştırma kabına aldım, daha sonra diğer malzemeleri ekleyip bir iki dakika karıştırdıktan sonra 10 dakika dinlenmeye bıraktım ve dinlenmiş karışımı 10 dakika mikser yardımıyla karıştırdım.

Kabarma kabını yağladıktan sonra hamuru içine koyup üstünü hava almayacak şekilde kapattım (ben stretch film kullanıyorum) 40 dakika sonra hamuru tezgaha alıp "ezerek" yoğuruyoruz. Aslında yoğurmuyoruz normal hamur gibi. Detaylı bilgi burada. Hamuru tekrar kabarma kabına alıyoruz ve bir 40 dakika daha belleyip yine "eziyoruz". 2. ezmenin ardından son kez hamuru kabarma kabına alıyoruz ve 40 dakika daha bekliyoruz. Toplamda 120 dakikalık ilk kabarma aşaması yapmış olduk.

Hamuru 3 e bölüyoruz, "ezerek" şekil verdikten sonra fırın torbalarına koyuyoruz. Ben torbalara ufak delikler açtım yoksa balon gibi şişip patlıyor torbalar fırında. Hamurları torbaladıktan sonra 1 saat ikinci kabarma aşamasını bekliyoruz ve ilk 15 dakika 230 derecede sonra 40 dakika 200 derece fırında ekmeğimizi pişiryoruz.

Ben ekmekler piştikten sonra biraz fırın telinin üstünde poşetinde soğumaya bıraktım (10 15 dakika) ve tabii ki dayanamadık ve tadına bakmak için poşetlerinden çıkarttım hepsini. Daha sonra amerikan bezine sararak sakladım. Kabukları biraz sert oldu ama accaip lezzetlilerdi =)
Tamamen poşette soğutmamak lazım aslında. Bir diğer torba ekmeği denememde birini öyle bıraktım bu seferde çok yumuşak oldu kabukları. Kabuk sertliğini zevkinize göre ayarlayabilirsiniz =)



Afiet Olsun =)

12 Nisan 2010 Pazartesi

Cevizli Köy Ekmeği



Bugün ekmek denemelerimin en başarılısına imza attım =) Daha kat edeceğim bir sürü yol olsa da lezzetli, çıtır çıtır bir ekmek pişirebilmiş olduğum için çok mutluyum. Tarifi biraz doğaçlama yaptım.

Malzemeler;
  • 375 gr Un
  • 125 gr Tam Buğday unu
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 10 gr (1 paket) instant maya
  • 350 ml. ılık damacana suyu
  • 1 avuç ceviz
  • Bir miktar (bir miktar ne demek demeyin az sonra anlayacaksınız) Buğday rüşeymi
Unları eleyerek bir kaba alıyoruz. Daha sonra içine tuzu, mayayı ekleyerek karıştırıyoruz. Karışımın üzerine suyu ekliyip bir miktar (2-3 dakika) karıştırıyoruz ve 10 dakika karışımın suyu emmesi için bırakıyoruz. ekmeksanati'nda okuduğuma göre gluten yapının oluşması sağlanıyormuş beklemek. daha sonra 10 dakika boyunca hamuru yoğuruyoruz. Ben mikserin hamur uçlarını kullanıyorum.

Kulak memesi (en komik tabirlerden biri mutfaktaki ) kıvamına gelen hamuru zeytin yağıyla yağladığımız bir kaba alıyoruz ve üstünü hava almayacak bir şekilde kapatıyoruz.. Burada mayaların hamuru 2 katı hacmine çıkartmasını bekleyeceğiz. Bu tarifte maya çok fazla. o yüzden 25- 30 dakikada hamur 2 katına çıkıyor. Akşam yemeğine yetişsin diye fazla koydum mayayı ancak bu hareket lezzettten bir miktar alıp götürüyor.

Hamur 2 katına ulaştığında, tezgaha un serpiyoruz ve hamuru oraya alıyoruz. Burada biraz elimizle yoğurucaz "ekmek olacak" hamuru. Bu işlem sırasında hamura cevizleri katıyoruz. Hamuru güzelce yoğurup gazını aldıktan sonra (şaka değil, fermantasyonda ortaya çıkan gazları hamurdan çıkartmak için yoğuruyoruz) son kabarma evresine geçmeye hazırız.

Ekmeğimizin almasını istediğimiz şekilde bir kap alıyoruz. Biraz yağladım kabı, sonra rüşeym serptim, top haline getirdiğim hamuru kaba yerleştirdim ve üstünü "amerikan bezi" ile örttüm. Bir 1 saat dinlendirdim hamuru.

Hamuru , rüşeymli tarafı yukarı gelicek şekilde, yağlı kağıda alıyoruz ve üstünü keskin bir bıçak ile çiziyoruz. Önceden 200 dereceye ısıttığımız fırına ekmeğimizi yerleştiriyor ve 50 dakika pişiriyoruz.

Pişme sırasında bir kabın içine birkaç buz koyarak fırına koymanın faydalı olacağına inannıyoruz, veya ekmeğin üstüne gelmeyecek şekilde fırının duvarlarına 10 ar dakika arayla biraz su püskürterek fırında ki nemi yüksek tutarak kabuğun çok gevrek olmasını önlenebilir. Ben atladım pişirme esnasında bunu ve çok gevrek bir kabuk tabakası oluştu. Bence lezzetli de oldu ama sert kabukdan hoşlanmayanlar için pek hoş bir sonuç değil.

Normalde maya yarı yarıya kullanılmalı ve ilk kabarma 1 saate yakın sürmeli. Hatta 1. kabarmanın üstüne hamuru yoğurup, gazını aldıktan sonra 1 saat daha kabarmaya bırakıp 2. kez kabartmak ekstra lezzet sağlıyormuş.






Doğal Maya "Nazlı"

Ekmek yapmaya merak salmamdan beri aklımda olan doğal maya üretme fikrini hayata geçirdim. Aslında mart sonunda ilk denememi yaptım ama başarısız oldum ancak pes etmedim. İlk seferde pek başarılı sonuçlanmazmış doğal maya denemeleri.
Tarifi burdan aldım. Aklınıza takılan birşeyler olursa burda yardım bulabiliyorsunuz.

4 aşamada gerçekleşen ve yaklaşık 1 hafta süren bir işlem doğal maya üretimi. Temel olarak besin değeri yüksek hamuru bozmak (fermantasyon) suretiyle maya elde ediyoruz ve bu canlı sistemi belirli aralıklarla besleyerek canlı ve lezzetli tutuyoruz =)
Tarifte her aşama için gerekli malzemeler ayrı ayrı belirtilmiş ve uygulama şekli de anlatılmış.
Tarifi uyguladığım ve uygulayacağım şekilde paylaşıyorum.
Tarifimiz şöyle:
  • Öncelikle mayamıza bir isim vermemiz gerekmekte. Ne de olsa evde bir "canlı" daha beslemeyi hedefliyoruz. Gerçi çıkar ilişkisi biraz ama olsun =) Ben ilk sefer çok nazlandığı için adını Nazlı koydum.
  • En az 3 lt. kilitli kapaklı plastik veya can bir kap. (ben 4,5 lt kenarları kilitli plastik bir kap kullanıyorum)
  • Tahta (mümkünse hiç veya olabildiğince az deterjanla haşırneşir) spatula (malum bakterilerle uğraşıyoruz çok fazla hijyen mayayı bozuyor)
  • Sabır

1. Aşama:

Malzemeler:
  • 50 gr. (1/3 Cup) Tam buğday unu.
  • 150 gr. (1 tam 1/5 Cup) Ekmeklik buğday unu (650 randıman).
  • 20 gr. (1 TBSP/Yemekkaşığı) Süzme Bal.
  • 1 adet yumurta beyazı (iri).
  • 150 ml. ılık damacana suyu.

Malzemeleri kabımızın içinde homojen bir hamur elde edinceye kadar tahta spatulamızla karıştırıyoruz. Hava geçirmeyecek şekilde kapağını kapatıyoruz.

30 derece santigrat ortamda 36-48 saat arası bekletiyoruz. Bu esnada hava değişiminden ve sarsıntıdan korumak gerekmektedir. Bu süre sonunda cıvıklaşmış hamurun yüzeyinde ekşimeler ve delikler görülmeye başlayacaktır. Bundan da fermantasyonun başladığı anlaşılmaktadır.

Ben 30 dereceyi yakalayabilmek için kaloriferin yanına koydum Nazlıyı.

Dün 2. aşamaya geçmeye hazırdım. işte sonuç ;


2. Aşama:

Malzemeler:

  • Hazırladığımız karışım (yanda)
  • 30 gr. (1/5 Cup) Tam buğday unu
  • 280 gr. (2 tam 1/4 Cup) Ekmeklik buğday unu
  • 150 ml. ılık damacana suyu

Bir önceki aşamada hazırlanan karışımın üzerine diğer malzemeler boşaltılır ve aynı şekilde tahta spatula ile iyice karıştırılır. Daha önce olduğu gibi üzeri hava geçirmeyecek bir şekilde kilitli kapağı ya da bir kaç kat saç bonesi ile kapatılır.

Ortam ısısının 24 santigrat dereceden aşağı düşmesine izin vermeksizin 24 saat boyunca beklenir. Ekşime sürmekte ve fermantasyon alametleri devam etmektedir.

3. Aşama*:

Malzemeler:
  • 200 gr. Karışım (Önceki karışımın 1/4'ü)
  • 400 gr. (3 tam 1/5 Cup) Ekmeklik buğday unu (650 randıman).
  • 200 ml. ılık damacana suyu.

İkinci aşamada hazırlanan karışımın 200 gramına (yaklaşık 1/4'üne) ihtiyaç duyulacaktır. Bu nedenle karışımın 3/4'ü ayrılarak daha sonra kullanılmak üzere derin dondurucuya yerleştirilir, 1/4'lük kısmı ile üretime devam edilir.

Derin dondurucuya ayrılan kısım, üretmiş olduğumuz ekşi mayada sıkıntı yaşanır veya ileride ölürse, ara kademeden başlamak için kullanılır. Saklanmak istenmezse elde veya EkmekYapmaMakinesin’de yapılan ekmeklerde unların arasına 200’er gramlık parçalar halinde kullanılır.Derin dondurucu uzun süreler beklerken, buz dolabında beslenmezse 1 haftadan sonra lezzeti ekşir, geri dönüşü yoktur. Buna göre değerlendirilmelidir.

Ekşi maya yapımı için ayrılmış 200 gr. karışım üzerine yukarıdaki malzemeler ilave edilerek daha katı bir hamur elde edilir. Aynı şekilde kabın veya kavanozun üzeri hava geçirmeyecek bir şekilde kilitli kapağı ya da bir kaç kat saç bonesi ile kapatılır. Ortamın 24 santigrat dereceden daha aşağı düşmemesine özen göstererek 12 saat boyunca beklenir. Bu aşamanın sonunda iri kabarcıklar iyice ortaya çıkmakta ve kabarma bariz olarak görülmektedir.


4. Aşama:

Son aşamada Ekşi Mayanız artık hazır durumdadır. Bu nedenle karışımınızda mayalanma bariz görülmekte ve kabarma açıkça yaşanmaktadır.

Bu durumda ya hemen kullanabilirsiniz, ya da bir sonraki kullanıma kadar fermantasyonunu yavaşlatmak suretiyle bekletebilirsiniz.

Her ne kadar ekşi mayanın ideal saklanma sıcaklığı 8-10 derece arasında olsa da, bu imkana sahip olmayanlar için Buz dolabının en cıcak yerinde (mesela sebzelik) bekletmek, Fermantasyonu 3-4 gün boyunca yavaşlatmak için iyi bir yöntemdir. Bu süre sonucunda Maya kullanılmış olsa da, olmasa da mutlaka anlatıldığı şekilde beslenmelidir. Karışımın ekşi bir tad alması isteniyorsa beslenmeden önce 4-5 gün daha bekletilebilir.

Buz dolabından çıkarılmış olan karışımın üzeri baloncuklu ve rengi grimsi olmalıdır. Şayet spatula ile yüzeyine bastırırsanız altında iri kabarcıkları görebilirsiniz. Asitli ve alkolik ortamın oluşturduğu keskin ekşi kokuyu ve lezzeti alabilirsiniz.

Buz dolabından çıkardıktan en az 3 saat sonra ekşi mayanızı kullanabilirsiniz.

Son olarak yaklaşık 800 gr.olan ekşi mayanızın yarısını (400 gr.) ekmek yapımında kullandıktan sonra ihtiyacınıza göre (adet alınan miktar kadardır) ekmeklik un ve su ilave edilir, tahta spatula ile iyice karıştırılır, 1-2 saat dışarıda bırakıldıktan sonra buz dolabına tekrar kaldırılır. Mayanın ekşimesi istenmiyorsa 3-4 günde bir aynı şekilde beslenmelidir. Unutulmamalıdır ki, ekşiyen mayanın eski haline döndürülmesi veya ölen ekşi mayanın canlandırılması mümkün değildir.

Son olarak, standart tariflerde görmeye alıştığımız 1.5-2 saat arası mayalanma, 45 dk.- 1 saat arası son kabarma gibi sürelerin ekşi mayada çok geçerli olmadığını göreceksiniz. Ürettiğiniz ekşi mayanın kapasitesine, keyfine ve ortam sıcaklığına göre MAYANIN GELMESİ değişecektir. Bir kaç saat boyunca hiç bir hareket olmamışken, bir anda inanılmaz derece mayalanma olabilecektir. Bu nedenle sürekli gözlemlemek gerekmektedir.

Not:
  1. * 3. aşamaya az kaldı. 2. aşama da ki nazlının fotograflarını ekledim.
  2. Ekmeksanati'na tarif ve yardımları için çok teşekkür ediyorum.

24 Mart 2010 Çarşamba

Lakerda sonrası Maya öncesi

Bugün lakerdanın 15. günü ve tabii ki dayanamadım denedim.

Lakerda neredeyse kendi kadar su saldığı için baya hayretle ve merakla bekliyordum sonucu. En üstteki takozu denek olarak seçtim. tatlı su ile üzerinde kalmış olan eser miktarda ki tuzu yıkadım, daha sonra bir kaba içme suyu koydum ve içinde 2 saat beklettim. Lakerdanın rengi biraz açıldı, daha suyu değiştirdim ve sirke kattım. yarım saat kadar da sirkeli suda bekledikten sonra keskin bir bıçakla ince bir dilim kestim. tuzla haşırneşir olan yüzeyi ayırdım, kılçıkları ayıkladım ve annemi ve babamı da denek olarak kullanarak 3 parçaya ayırdım. Babam sevdi =) biraz diri ve fazla tuzlu olduğundan (içime de sinmedi bi türlü) bidonu boşalttım, tatlı suyla temizledim ve bütün parçaları bir daha tuzlayarak bir kaç gün daha pişmeye bıraktım =) balık saldığı suyla üzerinde tuz bırakmadığından bir türlü içime sinmemişti , müdahale de edememiştim ama bakalım =) bu sefer olucak gibime geliyor... son 3 gün diyip tekrardan saymaya başlıyorum.

Bu arada kaç zamandır heves ettiğim bir başka konuyu araştırdım. Yeni hedefimiz; Ekmek. Ekmek makinasında hazır paket (unu mayası içinde) ekmeklerden birkaç kez denemiştim hoş sonuçlar elde de ettim aslında (biraz cesaretle kuru domates, zeytin ekleyerek) ama tabii ki daha lezzetli nassı ekmek yaparım diye merak da etmedi değildim.

Şunu öğrendim ki (Fauna'ya teşekkürler) güzel ekmeğe giden yol doğal mayadan geçiyormuş. Aradım taradım internet denen bilgi deryasını ve ekmeksanatı ile tanıştım. Gerçekten ekmek yapmak isteyeniniz var ise çok kapsamlı bir adres ekmeksanatı. Videolar ile desteklenmiş, bol fotograflı anlatımı çok hoş ve bünyesinde bir forum bulundurması da çok faydalı oldu benim için. Siteyi okudum, forumları taradım ve yeni hedef olarak önce akkızımı yapıcam, akkız başarıya ulaştığı zaman da ekmek denemelerime başlayacağım. Tabii bu arada malzeme toparlamaya da başlamam lazım =) ekmek denemeleri arasında güzel pizzalarda girecek gibi hissediyorum.

Geçtiğimiz hafta bir akşam brownie denedim. Bence tam olmamış, Ekinm çoooooook sevmiş olsa da detayları burada çok yakında =) 2. sefer brownie de tam istediğim gibi olacak sanırsam, nerde hata yaptığımı biliyorum.

11 Mart 2010 Perşembe

Lakerda

Sonunda (2 senedir yapıcam torik mevsimini kaçırıyorum) ilk lakerdamı kurdum.

İnternette bir sürü tarife ulaşılabiliyor. Bir miktar kitap karıştırdım, internet araştırması, balıkçının önerileri ve kulak dolgunluğu tariflerini harmanladım. Aslında hepsinde olan ortak şeyleri uyguladım.


Malzemeler;
  1. Balık, 2 kiloluk bir torik kullandım.
  2. 1 kg civarı deniz tuzu, sofra tuzundan biraz daha kalın çekilmiş bir tuz. İri taneli, turşu yapılırken kullanılan, kaya tuzu kullanmayın diyor herkes.
  3. Bidon. Balık parçalarının sıkı sıkı gireceği bir kap, kapaklı olması ve içine ağırlık koyabileceğiniz bir kap olursa rahat olur. ben ağırlık konusunda biraz sıkıntı yaşadım.
  4. Ağırlık. Genelde mermer parçası koluyor anladığım kadarıyla. Ben mermer bulamadım, bir kavanozun içini dekoratif amaçlı cam bilyeler ve su ile doldurdum. Sanırım iş görüyor, ancak bir daha ki sefer için iyi bir ağırlık edineceğim.
  5. Fırça, Süpürge çötü, çok keskin bir bıçak.

Balığın dilimlenmesi
;


Öncelikle balığın kafasını ve kuyruk kısmını kesiyoruz. Her iki tarafta 3-4 cm gövdeye taşıyoruz, balığın kılçıklı taraflarından lakerda yapmıyoruz. Ben bu işlemi balıkçıya hallettirdim, balık kesilirken etinin ezilmemesi gerekiyor. Çok keskin bıçak burda devreye giriyor. Daha balığı sonra 3 4 parmak kalınlığında dilimler "takozlar" halinde dilimliyoruz.




Temizleme;

Lakerda yapmanın en meşakkatli kısmı burada. Takozlarda hiç kan damlası ve ilik parçası bırakmayacak şekilde temizlemek. Tabii bu işlemide balıkçınıza yaptırabilirsiniz ama ben emin olmak için kendim temizlemeyi tercih ettim. Bu işin öğrenilecek kısmı burası.



Öncelikle organ boşluğunu temizliyoruz. Keskin bir bıçak çok faydalı oluyor. Organları çıkardıkan sonra o bölgede kan kalmayıncaya kadar fırça ile temizliyoruz.

Daha sonra süpürge çöpüyle kan ve ilik kanalını temizliyoruz. Ben önce tahta çöp şiş ile denedim ama çok kalın geldi, kanalın ortasında sıkışıp kaldı, daha sonra tavsiye edilen süpürge çöpünü kullandım.


Tüm takozları temizledikten sonra bir kaba ,lakerda kuracağım kabı kullandım, su doldurup takozları içinde bekletiyoruz. Takozlarda kalan kan suya geçiyor. Saatte bir suyu değiştiriyoruz. Ben 3. değiştirmede berrak bir su elde ettim. Her su değişiminde kanalları süpürge çöpüyle tekrar tekrar geçtim ki hiç bir parçacık kalmasın.

Takozlarda kan kalmadığına emin olduktan sonra takozları süzgeçe alıp kurumalarını bekliyoruz. Kağıt havlu veya bez ile bu süreci hızlandırabilirsiniz.






Kurulum;

Takozları yerleştireceğimiz kabın altına 2 3 cm kalınlığında tuz döküyoruz. Bir başka yayvan kaba da bir miktar tuz dökyüroruz. Balık dilimlerimizin her iki tarafını tuza koyup kaba sıkı sıkı yerleştiriyoruz. Her kat arasını tuzluyoruz. İsteğe bağlı olarak kat aralarına defne yaprağı yerleştirilebilir. İlk denemem olmasından dolayı defne yaprağı kullanmadım. En üst katı da tuz ile kapladıktan sonra üzerine ağırlığımızı yerleştiriyor ve ağzını hava almayacak şekilde kapatıyoruz. Serin bir yerde 15 gün beklettikten sonra lakerdalarımız yemeye hazır olacak.


Afiyet olsun...






Not:
Pişme sırasında balık su salıyor. Bazı tarifler bu suyu alın takozları tekrar tuzlayın ve geri kapatın derken bazıları su kabın yarısına geldimi lakerda olmuş demektir diyor. Bu konu ile ilgili kesin bir şey öğrenince sizinle paylaşıcam.

9 Mart 2010 Salı

Bruschetta

Dün akşam, çok basit ama bir o kadar lezzetli bir atıştırmalık, bruschetta yaptım. Maalesef fotografını çekemeden yedik =)

Öncelikle 2 adet domatesin (orta büyüklükte) kabuklarını soyuyoruz. Soyulmuş domatesleri küp küp doğruyup bir kaba koyuyoruz. Üstüne yarım limon sıkıp, 2 diş sarımsağı ince ince doğrayıp, bir tutam tuz, azcık kekik, bir iki parça cevizi elde ufalayıp, var ise fesleğen ve çok az zeytin yağı (bir tatlı kaşığı falan) ekleyip , tüm malzemeleri kaynaştırmak için şöyle bir karıştırıp dolaba dinlenmeye bırakıyoruz.

İşin sırrı güzel ekmekte yatıyor. Kızardığı zaman lezzetli bir ekmek lazım. çok öldürmemekte lazım kızartırken ekmeği. Sevene bir öneri, üstüne hafif tereyağı sürün kızartırken accaip oluyor.

Ekmekleri de kızarttıkran sonra, üzerine mozerella dilimleri koyup, dinlenmiş domatesleri üstüne koyuyoruz. domatesleri çok suyuyla koymayın, mümkünse bir çatal yardımıyla koyun ki ekmek yaşamasın çok.

Bruschetta larımız servise hazır, gibi. Son olarak bruschetta ları birer yaprak fesleğenle süsleyip, üzerine domatesin suyundan biraz gezdirip servise hazırlıyoruz.

Afiyet olsun =)


Çok yakında "Lakerda" !!!